Futbola ve Renklere Sevdalanmak

Maestro45

Yönetici
Moderatör
Katılım
24 Şub 2019
Mesajlar
106
Tepkime puanı
12
Puanları
18
1. Bölüm
"3 Korner 1 Penaltı"
Hangimiz çocukluğunda saatlerce sokaklarda top oynamadı ki? Annelerimiz ekmeğin arasına domates, peynir koyardı onunla çıkardık sokağa, en sevdiğimiz ayakkabıları giyerek, bir elimizde ekmek ile başlardık topun peşinden koşmaya, hava kararana dek, gazozuna veya kolasına maç yapardık.

Sonra annelerimiz seslenirdi baban gelecek hadi içeriye.. üzerimiz çamurlu, dizlerimiz yaralı kostururduk eve yediğimiz fırçanın haddi hesabı olmazdı. Annelerin ortak sitemi;
-Ne buluyorsunuz şu topta anlamıyorum?

Bir sokak ötemizdeki çocuklar ile Mahalle maçları yapardık ölesiye kavga kıyamet..

Sonra takımlara ayrılır öyle maç yapardık, Beşiktaşlılar, Fenerliler ve Galatasaraylılar diye... herkes armasina sevdali olduğu takımda olurdu, o takımdan da bir futbolcu adı belirlerdi kendisine, Ben İlhan Mansız olurdum mesela.. Kimi Hasan Şaş olurdu, kimi Tuncay Şanlı.. öyle bir nesildik biz..

Kurallar Basit 3 Korner 1 Penaltı, Topu atan alır, Kaleci oyuncu yok(Kaleci çok açılamaz), baraj 3 adım sayılarak kurulur, penaltı noktası 9 adım sayılarak belirlenirdi.

Bizim küçüklüğümüzün vazgeçilmeziydi mahalle ve takım maçları, biz devasa sitelerin arasında kaybolmuyorduk, mahalle maçlarının heyacanında var oluyorduk..

(Maestro45)
 
Üst